Design and Programm AWCM Team Corum merkeze bagli Gökköy köyü, Corum, corum köyleri, yemek tarifleri, kiz isimleri, erkek isimleri Çorum, corum köyleri,yemek tarifleri, kız isimleri, erkek isimleri Tüm hakları saklıdır
Site Ana Sayfa
   22. Mayıs 2012, Salı      
 Ana Sayfa
 İlimiz Çorum
 Köyümüz Gökköy
 Gökköy Derneği
 Duyurular
 Kaybettiklerimiz
 Yaşam ve kültür
 Video-slayt
 Arşiv
Albümler
Yazarlar
Favorilerime Ekle!
Filiz Gül
  Ana Sayfa >  YAZARLAR
Seyfettin İlhan
"Yaşayanların unutamadığı, yaşamayanların bilemediği GÖKKÖY...."

Su değirmenleri, Sokular, Setenler, Bakkallar, Traktörler, Kamyonlar, Otobüsler, Minibüsler..

       04 Mayıs 2011        18:36:06        10090   (defa okundu)             

Gökköyün İlkleri

Su değirmenleri, Sokular, Setenler,

Bakkallar,

Traktörler, Kamyonlar, Otobüsler, Minibüsler.

Köyümüzde ilk TV, radyo

Köyümüzde yetişen Kavaklar, Çam ağaçları,

Köprü, Akarsular,

Elektrik, Su, Telefon.

Akarsularımız;

Irmak ve Çanşa olmak üzeri iki tane akarsu, köyümüz topraklarından geçerek, Çorum suyu ile birleşip Çat suyuna karışır. Amasya ili sınırında Yeşilırmağın önemli bir kolu olan Çekerek ırmağı havzasında toplanır.

 

Çanşa deresinde özellikle son yıllarda yaz mevsiminde kuraklık nedeni ile su kesilmektedir. Kışın ve yağmurlu havalarda su debisi yükselmektedir. Çanşa deresinin başka bir özelliği ise Çorum-Alaca sınırını çizmiş oluşudur.

 

Öz ırmağında, ağ ve serpmeler ile balık tutmak ayrı bir zevk verir. Alaca ilçesinde yapılan sulama barajı, köyümüz arazisinden geçen suyun miktarını düşürmektedir.

 

Bent: suyun önüne set oluşturmaktır. Suyun tarlaya ulaşması için arklara yönlendirilir. Sulamalar bölge bölge yapılır, her bölge için ayrı ayrı kot’u kurtaracak şekilde bentler tutulmaktadır. Bentler ilkbahar mevsiminde hangi bölge sulanacaksa oradaki tarla, bahçe, sahipleri tarafında imece çalışmasıyla tutulur. Bent ile sulama işlemi hala günümüzde de devam etmektedir.

Su Değirmenleri;

Buğdayın öğütülerek un haline getirilmesi için su değirmenlerimiz vardı. Suyun yüksek bir yerden dökülerek çarka çarpması sonucu, çarka bağlı taşın dönerek hazneden akan buğdayı parçalayarak un haline getirmesi prensibi ile çalışan, suyun hızını mekaniğe dönüştüren bir sistemtir.

Çanşa akarsuyu üzerinde zamanında iki tane değirmen vardı.

1.Bahtiyar Oğullarından Alperlerin Ilgayırdaki değirmeni,

2.Buluntu Oğullarından Özdeklerin Çevlikteki                değirmeniydi.

 

Irmak üzerinde ise beş tane değirmen vardı;

 

1.Değirmen: Mullahasanlı Piştoğun değirmenini sel götürünce İbiş Kahya Oğullarından Hasan Tolan - Halil Tolan aynı yeri satın alıp, tamir ederek çalıştırmışlardır.

 

2.Değirmen: Keşlikli Garip Ağa nın değirmeni, işletmesini İbiş Kahya Oğullarından Mehmet Turan yapmaktaydı. Garip Ağaya kira olarak buğday verirdi.

 

  3.Değirmen: Keşlikli Garip Ağanın değirmeni, İbiş Kahya Oğullarından Sadık Turan işletmeçisiydi Garip Ağaya kira olarak senelik belli miktarda buğday verirdi.

 

  Yan yana olan bu üç değirmenler uzun süre hizmet           vermiştir.

 

  4.Değirmen: Göbek kayada çiftteler değirmenidir. Çiftteler ismi yan yana iki değirmen taşının olmasından geliyor. Nesimi Keşlik köyünden Alevi Dedesi Hüseyin ağa sahibiydi. Köyümüzden Bahtiyar Oğullarından İbrahim Sezer, Kabaca oğullarından İsmail Sağlık, Erkul Oğullarından Sadık Salur, Bahtiyar Oğullarından Hüseyin Özbey tarafından çalıştırılmıştır.

  5.Değirmen: yine ırmak üzerindeki Bal Oğullarından Mehmet Demir in değirmeniydi. Bu değirmen her zaman çalışmaz yılın belli zamanlarında çalışırdı.

  Uzun bir süre çalışan bu değirmenlere Gökköy dışından çevre köylerden eşeklere seklemlerini yükleyerek konvoy halinde gelerek buğdaylarını öğütürlerdi.

 

  Sokular

  İçi oyuk taşın içine bulgur doldurup, ağaçtan tokmaklar ile vurularak budaydan kepeği ayrılıyordu. Köyde Ali Çelik ve Musallada yani İmam Emminin yanında olmak üzere iki tane soku taşı vardı. Bu taşlardan Ali Çeliğin evinin bahçesinde olan taş günümüze kadar korunmuştur.

 

  Setenler

  Yüksek bir zemin üzerine monte edilmiş yuvarlak taşın at ile daire çizerek çekilmesiyle dönen düzenek, bulgurun kepeğini ayırma işlemi yapardı. Köyde Kabaca Oğullarından Sadık Sakar ve Tokuş Oğullarından Ahmet Ökçün ün olmak üzere iki tane Seten vardı. Ahmet Ökçünün aşağı mahalledeki seteni hala durmaktadır.

 

  Gökköyde zamanında girişimci insanların sayısı fazlaydı. Köyden başka köye hizmet almak için giden yok denecek kadar azdı çünkü her aradığnı köyde bulabiliyorlardı. Bir tek pekmez toprağı çıkarmak için Çikhasan köyüne gidilirdi.

 

  Bulgur Cekme

  Buğday büyük kazanlara doldurulup su içinde kaynatılardı. Yenecek derecede yumusayıncaya kadar sürerdi bu işlem. Kuruyup suyunu çekmeden yenecek durumda olan bu kaynamış bulgura "hedik" denirdi. Bu hedikler dambası dediğimiz eski evlerin üzerindeki düz yerlere ya da harmanlara serilip kurutulurdu. Kuruduktan sonra "el degirmeni" adı verilen adeta küçük bir değirmene benzeyen alette çekilerek "bulgur" haline getirilirdi. Eskilerin en önemli ve en temel yiyeceği olduğundan hayli fazla yapılırdı. Bu nedenle bulgur çekilen evlerde gençler toplanır, hem bulgur çekilir, hem de türkü şarkı çalınarak, şakalar yapılarak eğlenilirdi.

 

  Gökköy‘ün Bakkalları

  1960 yılında Ustaemir Hıdır Oğullarından Halil Ürün ve Memiş Kahya oğullarından Hüseyin Özdemir in aşağı mahalledeki bakkalları, Yağcıl Oğullarından Mustafa Taşın ve Erkul Oğullarından Kantar Ayaz ın bakkalları ve sonrasını sizlerinde bildiğiniz gibi Kooperatif, Gazi Turanın bakkalı, Enver Turan'ın bakkalı geliyor.

 

Bir kere göç başladı mı geride kalan ne varsa kapanıyor.

 

    Gökköy‘de Traktör, Kamyon, Otobüs

  Traktörün Gökköye gelmesi 1966 yılında Hasan Özdemir- Erkul Oğullarından Ali Erkul, İbiş Kahya Oğullarından Haydar Tatar ın massey ferguson 1963 model traktörü ve Kara Hüseyin Oğullarından Rıza ilhan, Bal Ogullarından Hüseyin Zeren ilk traktörleri alması ile başlar. 1969 yılında Hasan Özdemir massey ferguson 135model ikinci traktörü alır. 1973 yılındı Sadık Özdemir traktörü alır.

 

   Traktörden öncesi tarım katırlar, kömüşler ve öküzler omuzlarındaydı. Kanı ve atarabası ile yük taşınırdı. Harman ise buğday saman dan rüzgârın yardımıyla ayrılırdı. Yukarı harman bu işler için kullanılırdı. Patoz un köye gelme serüveni daha sonraki yıllardadır.

   Sonraki yıllarda İmam Oğullarından Garip Yaşar, Erkul Oğullarından Sadık Keser Traktörleri ile bu sayı artmıştır. Şimdi aklımıza bir soru geldi demi, nasıl oluyor da nüfuz azalırken traktör çoğalıyor. Evet, traktör çoğaldı, çünkü tarlalarını bırakıp göç edenlerin tarlaları köyde kalanlar tarafından işlenmeye başlandı, Mevcut durumda traktörü olan aileler köydeki tarımın % 90 yapar durumdadır.

   Kamyonu Hasan Özdemir in BMC marka 1960 yılında başlar. Süleyman Alper ve İsmet Erkul un ortak girişimleri ve Hüseyin Onaylının sonradan aldığı kamyonlar ile devam etmiştir.

    Otobüs ise 1972 yılındı Hasan Özdemir ve Hasan Zeren, 1974 Hasan Özdemir ve Hüseyin Onaylı tekrar bir otobüs almışlardır. Kasaları 0302 motorları Ford. Margirus marka kamyonda bozma olan bu otobüsler ile Hasan Özdemir ve Hasan Zeren taşımacılık işini 1991 yılına kadar devam ettirmişlerdir.

   Münübüsler ile köyde kısa bir süre minibüs ler ile otobüsler aynı anda yolcu taşımış, daha sonra ise minibüsler taşımacılığa devam etti. Minibüs sahipleri Nurettin Keser, Metin Özkan, Ali Zeren, Cuma Tolan, Kazım Yaşar, İlker Tolan dır.

    TV Hüseyin Alper in akü ile çalışan ilk televizyonudur.

   Radyo ise 1958 Hüseyin Özdemir lerin radyosu vardı. Radyo o yıllarda bir tarla ile eş değerde tutuluyordu.

   Elektrik 1980 yılında geldikten sonra doğal olarak elektronik aletler çoğalmıştır.

    Şebeke suyunun hizmete girmeside 1987 yılına denk gelir. Önceleri köyde bulunan pınarlardan evlere suyu helki denilen iki tane kova ile özel yapılmış su ağaçlarına takılarak omuzlarına alan evin genç kızları taşırlardı.

    Santralde 1994 yılında GKYDD tarafında binası yapılarak, Devlette makinasını vermiştir.

   Köprü ırmak üzerinde tahtadan ahşap olarak yapılan köprü kışlada tarlası olan Yağcıl Oğullarından Taşınlar ve Tokuş Oğullarından Ökçünler ın gayretleri ile yapılmıştır. Köyün ilk ve tek köprüsü olma özelliği taşıdığından yazımıza girmiştir.

    Al Kavak, Kanada Kavağı

   Köyde iki kavak çeşidi var. Biri göbek yapmayan Al kavak, diğeri de köye Adnan Arat'ın girişimleri ile getirilen kanada kavağıdır. Kibrit çöpü yapımında kullanılan Kanada kavakları 1982 yıllarda öz mekiğinde Göl yerine dikildi.

 

    Karayapıların öz’leri

   Karayapı köylerde duvarları belli bir ölcüye kara taş diğer geri kalan kısmıda kerpiç ile örülmüş olup, çatısını çorak toprak ile kapatılan yapılara deniliyor.

 

   Karayapıların çatılarının ortasına öz denilen boydan boya uzun bir ağaç koyulurdu. Bu uzun ağaç çam ağacından seçilirdi. Bizler her ne kadar köyde çam ağacı ile okulun bahçesinde tanışsakta çam ağacının köydeki tarihi bayağı eskidir.

 

   Yıllar öncesine dayanan bir hikâye var Çoban Alinin tekesi nın su içtiği eşmeden? bakınca çam ağaçları o kadar sık ve uzun imiş ki, ne gökyüzü, nede beş metre insan önünü tam olarak görüyormuş. Yerleşim yeri o zamanlar Eski Köy de imiş.

 

   Çam ağaçları rakımı yüksek olan yerleri sever, çam ağaçlarının çoğalabilmesi için bol ışık ve temiz hava gerekir. Güzel kokusu birçok parfümün yapımında kullanılır. Gökköy mezarlığında bu kokuyu hissetmek mümkündür.

   Gökköy yerleşkesi rakıma köy çevresi 1000, ırmak mevkiine inince 800 m civarındadır.

 

   Gökköyde son yıllarda Avrupa dan emekli olup ta altı ay Türkiye de altı ay Avrupa da kalan köylülerimiz eski evlerinin yerlerine yeni evler yaparak köye farklı bir cehre kazandırmışlardır. Köydeki yeni bina sayısı 23tür. Sahiplerinin bilgisiyle göç sonucu boş kalan tarlalar ile kendi tarlalarını ekerek köyde kalanlarda, köydeki mevcut çiftçiliği son model tarımsal aletler ile yapar hale gelmişlerdir. Şu an köydeki traktör sayısı 22dir. Yinede ne kadar teknik kullanılsa da, kullanılsın her şey yağmurun yağmasına, güneşin doğmasına yani iklimlere ve doğanın gücüne bağlıdır.

 

   Bizleri de köye çeken, köyün sakinliği, özlemi ve temiz havasıdır.

 

Bu yazıyı hazırlarken yardımlarını esirgemeyen aşağıdı isimleri olan insanlara teşekkür ederim.

Ahmet Sağlık,

Bayram Özdemir,

Fehmi İlhan

Kemal Alper,

Nazegül Karateke,

Yaşar Tolan,

Yararlanılan kaynak kitap GKYDD Gökköy Kültür Bohçası.

Sıralama alfabetik sıraya göre yapılmıstır.20.03.2011

YAZAN:.Syfttn İLHAN

 
 

  Geri Geri Arkadaşına Yolla Arkadaşına Yolla Yazdır Yazdır Yukarı Yukarı  

Zöhre Durak
Olcay Turan
Gonca Özdek Faki

Tüm hakları saklıdır